öğrenmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öğrenmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2017 Perşembe

Zorluklarla Karşılaşmadan da Başarılı Olabilir miyiz?

Ekim 05, 2017
Zorluklarla karşılaşmadan da başarılı olabilir miyiz?

Mutluluğun ve başarının yolunu bulanlar mutlaka birçok güçlükle karşılaşmış ve bu güçlükleri yenmişlerdir. Bunalumlı bir dönemden geçmeden başarılı olmak çok zordur. Başarılı ve mutlu insanlar, neşeli, cana yakın ve çok enerjik olabilirler. Ama bu durum zor problemlerle karşılaşmadıkları anlamına gelmez. Kötümser kişilerle karşılaştırıldıklarında, olaylar karşısında daha dayanıklı oldukları anlaşılır.

Herhangi bir dalda önemli başarı göstermiş kişilerin hayatları incelenirse, onların, birçok talihsiz, cesaret kırıcı ve engelleyici durumla karşılaştıkları görülür. Önemli olan kötü bir olayla karşılaşmak değildir. Bu olaya nasıl baktığımız önemlidir. Eğer kötü durumdan ders alabiliyorsak, o kötü durum bize hizmet etmiş demektir.


İnsanların büyük çoğunluğu, kötü durumları başarıya çevirmeyi bilmezler. Hep şartlardan yakınırlar. Başarılı insanlar ise her olaydan ders alırlar. Başarısız oldukları zaman da üzülmezler; çünkü bundan ders almış olmak bile onlar için bir kazançtır.

Başarısız kişiler ise çoğu zaman başkalarının kendilerini engellediğinden söz ederek insanlardan faydalanma yoluna gitmezler. Üstelik onları kendileri için engel olarak görürler.

Unutmamalıyız ki, diğer insanlar başarımızı engelleyemez. Kendimizin gelişmesine en büyük engel yine kendimizizdir. Onun için kendimizi eleştirmeliyiz. Eğer kendimizde bir hata bulmuşsak üzülmemeliviz. Hatalarımızı, başarılarımızı sağlayan nedenlerden biri olarak ele almalıyız. Sözgelimi doktorlar, insan sağlığı için olumsuz durumlardan bile yararlanırlar. Bir hasta nedeni bilinmeyen bir şekilde ölmüşse, otopsi yaparak ölüm nedenini bulmaya çalışırlar. Böyle değerlendirilen bir ölüm olayı, diğer insanların hayatlarını kurtardığı için de faydalıdır. Demek ki kötü olarak nitelediğimiz her olay, ondan bir şey öğrenebildiğimiz sürece değerlidir.

Bir problem ne kadar zor olursa olsun mutlaka çözmenin bir yolu vardır. Bu inanışta olduğumuz zaman olumlu düşünceleri bir mıknatıs gibi çekeriz. Böylece olumlu enerjimiz artar. Problemin büyüklüğü önemli değildir, önemli olan bu zorluğu çözeceğimize inanmamızdır. Ayrıca problemin iyi tarafını görebilirsek hem problemi çözeriz, hem de başarı duygusunu tatmış oluruz. Savaş olmadan zafer olmayacağını unutmamalıyız.


Zülfikar Özkan

2 Eylül 2016 Cuma

Üzülme, ayağa kalk!

Eylül 02, 2016
İnsan, kaderini sevmeli. Aslında hayattaki mutsuzluğumuzun en temel nedenlerinden bir tanesi, bir türlü kabulleniş yaşayamamış olmamızdan gelir. Hayatta beklentilerimizi çok fazla yükseklere koyarsak, çıtayı çok yüksek tutarsak, hep en fazlasını hep en çoğunu istersek, hep en mükemmelini istersek mutsuz olmamız kaçınılmaz bir şey.

cay_fincani İnsanın biraz, sahip olduklarına bakabilmesi lazım. Bakış açımız, neyi gördüğümüzü belirler. Dolayısıyla mutsuzluğumuzu biz inşa ederiz.

Hayatımız boyunca bazı güzel şeyler yaşarız. Buna ‘Düzeltici Duygusal Deneyim’ diyoruz psikolojide. Güzel şeyler yaşadıkça, olumlu şeyler yaşadıkça geçmişin izleri bir bir silinir. Dolayısıyla insan ne kadar güzel şey yaşarsa, ne kadar çok şey başarırsa, geçmişin travmalarını, örselenmişliklerini o kadar siler.

ayrac-5

   Bir de şöyle bakmalıyız: hayat hep bir öğrenme yolculuğudur.


Ne kadar öğrenirsek o kadar olgunlaşırız, o kadar iyi bir insan oluruz. Aslında nevroz dediğimiz şey şudur: hayattan bir türlü öğrenememek. Bazı insanlar ısrarla aynı hataları tekrarlar. Bazen insanlar hep aynı yerde patinaj yaparlar.

Neden bazılarımız zorluklara mukavemet ediyoruz, bazılarımız hemen onun karşısında yeniliyoruz? Dibe vurmak, yeni bir başlangıcın sebebi de olabiliyor. Ama böyle bakılınca. Bizim toplumumuzda, kader kurbanı olma anlayışı çok fazla. İnsanlar bir süre sonra, acı triyakisi oluyorlar. Mesele, en temelde, değiştirilebilir şeylerle değiştirilemez şeyler arasındaki ayrımı iyi yapmak.

peri_koltuk İnsanlar kendi düşünceleriyle kendi etraflarına çitler örüyorlar. Hayatımızda bizi kötürüm halinde bırakan o kadar çok düşünce var ki. Bizler sık sık  kendi düşüncelerimizin mahkumu haline geliyoruz; o zindanda yaşamaya başlıyoruz. Biraz uzağa çekil, bak. Hayatımı ne için böyle rezil ediyorum, niçin sıkıntıya sokuyorum kendimi? Hayatımızda anlam üretebilmek, zorluklara direnebilmenin en önemli yöntemlerinden birisi.

Bir sıkıntı, bir talihsizlik yaşadım. Başıma kötü bir şey geldi. Bu benim başıma şu sebeple gelmiş olabilir, ve ben buradan, şu şekilde çıkabilirim. Bunu en iyi siz bileceksiniz. Diri durmak, insanın kendine güveni. Bu benden bir şey götürecek, ama yerine çok güzel  bir şey getirecek. Yani bizler, düştüğümüz yerden kalktığımız anda daha güçlü insanlar olarak kalkarız. Çünkü artık yumruğun nereden geldiğini biliyoruzdur.

O yüzden hayatımızda yaşadığımız sıkıntılar karşısında pes eden insanlar, çok yanlış bir şey yapıyorlar. O sıkıntılar karşısında pes etmezseniz, inancınızı korursanız, iyimserliğinizi korursanız, gayretinizi azminizi korursanız o sıkıntı size ikinci defa geldiğinde sizi o kadar yıpratamayacak.