hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2017 Cuma

Hayat Seçimlerden İbarettir

Aralık 22, 2017


Siyah ve beyaz

Mutluluk ve hüzün

İyilik ve kötülük

Ne güzel duruyor siyahın üstünde beyaz.Hüznün içindeki acı yaşlarla örtülmüş gün yüzüne çıkmaya korkan mutluluk gibi.Kötülüğün içindeki etrafı dikenli duvarlarla çevrili cesareti kırılmış ,sıkışıp kalmış ,benliğini kaybetmeye başlayan iyilik gibi.

Sizin içinizdeki mutluluk da ortaya çıkmaktan korkuyor galiba.Onu o kadar az benimsemişsiniz ki ne olduğunu bile unutmuşsunuz.Hatta o kadar vahim ve zavallısınız ki başkasının hüznü sizin mutluluğunuz.Siz o kadar yanlışsınız ki iyiliği kötülük için kullanır olmuşsunuz.Galiba sizin içinizdeki iyilik tamamen benliğini yitirmiş.Sizde bu yüzden yitiksiniz işte.Oradan oraya savrulup duruyorsunuz.Aradığınızı bulduğunuzu düşünüp mutlu olduğunuzu sansanız da sonunda yine kendinizi en dipte buluyorsunuz.İşte bu yüzden gerçek mutluluğu yakalayanların sinsice peşinde dolanıyorsunuz.Ama biliyor musunuz? Biz o kadar doğruyuz ki bunu bilmemize rağmen size elimizi uzatıyoruz.Siyahın içindeki beyazın farkındayız çünkü.

Emin olun bir gün sizin de sayfanız aydınlanmaya başlayacak.Tek yapmanız gereken yeni bir sayfa açmak aslında.Tüm o karanlık geçmişinizi unutun.Hepsi size bilgelik ve olgunluk katmak için yaşandı ve bitti.Bunu anlayın.Başkalarından çıkarmayın bunların acısını.Suçu arayacaksanız kendinizde arayın.Çünkü hayatınızdaki her şey kendi seçiminiz.Yaşamın örümcek ağını ören insanın kendi değildir.O bu ağda sadece bir teldir.BU AĞA YAPTIĞI HER KATKIYI ASLINDA KENDİ KENDİNE YAPMIŞTIR.

Hadi siz de kendi kendinize oluşturduğunuz bu ağı yeniden yapılandırın.Bugüne kadar ne yapmayı seçtiyseniz tam tersini yapmayı deneyin.Emin olun hiçbir şey kaybetmeyeceksiniz.

7 Aralık 2017 Perşembe

Otomatik Düşünceleriniz Farkına Varmak

Aralık 07, 2017

  1. Duygularınızdaki değişimleri gözleyin
İlk adım, ne düşündüğünüzün farkına varmaktır. Genellikle düşüncelerinizden çok, duygularınızın farkında olduğunuz için, düşüncelerinizi yakalamanın en kolay yolu, duygularınızdaki değişmeleri ipucu gibi kullanmaktır. Kendinizi bir anda, biraz önce olduğunuzdan daha kederli, endişeli, üzgün ya da umutsuz hissederseniz, ya da ağlamak istediğinizi fark ederseniz, bu duygu değişimi sırasında, zihninizden neler geçtiğini yakalamaya çalışın ve bir yere kaydedin.

Birkaç gün içinde, duygularınızdaki değişimlere daha duyarlı olmaya başladığınızı ve o duyguları harekete geçiren düşünceleri fark edebildiğinizi göreceksiniz. Aynı düşüncelerin, zihninizden tekrar tekrar geçtiğini de anlayacaksınız. Bu durum ister depresyonda olalım, ister olmayalım, hepimiz için geçerlidir.

  1. Düşüncelerinizi sayın
Olumsuz otomatik düşüncelerin farkına varmanın bir başka yolu, onları saymaktır. Bunu, yanınızda her düşünceyi bir çetele tutarak kaydedeceğiniz küçük bir kart taşıyarak yapabilirsiniz. Bu yöntem, sadece olumsuz düşüncelerinizin farkına varmanıza yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda bu düşüncelerinizi kağıda döküp onlara uzaktan bakmanıza da yardımcı olur.

Düşüncelerinizi bu şekilde, dışarıdan gözlediğinizde, sizi etkileme ve üzme güçleri de azalacaktır.

Bu işlemin sonunda düşündüğünüzden de çok olumsuz düşünceniz olduğunu fark edeceksiniz. Paniğe kapılmayın. Bu yalnızca, sizin onları yakalama konusunda ustalaştığınızın bir göstergesidir. Bir süre sonra bunların sayısı azalacaktır.

Eğer kendinize, "Bu kadar çok olumsuz düşüncem varsa, mantıklı düşünemiyorum demektir. Herhalde yetersiz ve zayıf bir insanım." Diyorsanız, bu tür düşüncelerin de depresyon işareti olduğunu hemen hatırlayın. Bunlar sizin kişiliğinizi yansıtmaz. Grip olan birinin ateşi varsa, bunu, onun zayıflığının yetersizliğinin işareti olarak mı görürsünüz?

  1. Düşüncelerinizi yazın
Otomatik düşüncelerinizin, nasıl olup da sizi rahatsız eden duygulara yol açtığını fark etmek için bir başka yol da, bu düşünceler zihninizden geçer geçmez, onları kaydetmektir. Bazı çevresel nedenlerle bunu o anda kaydetmek mümkün olmayabilir. Bu durumda duygularınızın zihinsel bir kaydını tutup, fırsat bulduğunuzda kağıda dökün. Düşüncelerinizi yazarken aşağıdaki planı uygulayabilirsiniz:

 Hangi duyguları yaşadınız?

0-10 arası bir cetvelde değerlendirecek olursanız, yaşadığınız duygu ne kadar rahatsızlık vericiydi? Duygularınızın size ne kadar rahatsızlık yaşattığını kaydetmenizin bir yararı, sıkıntınızın derecesini ayırt etmenize yardımcı olmasıdır. Bu yöntemle ayrıca, sıkıntınızı azaltıp azaltamadığınızı da kontrol edebilirsiniz.

Söz konusu duygularınız oluştuğu sırada, içinde bulunduğunuz durumu da yazın.

Tam olarak ne yapıyorsunuz? Neler düşünüyordunuz? Birkaç sözcükle, ayrıntılara girmeden, bu durumu belirtin.

Daha sonra, o sırada içinizden geçen otomatik düşünceleri yazın. Bu düşünceleri hiç yorumlamadan, değiştirmeden, zihinnizden geçtiği gibi kaydedin. Düşünceleriniz zihninzden sözcükler biçiminde değil de, bir görüntü biçiminde de geçmiş olabilir. Örneğin, kendinizi evinizde yalnız başınıza, konuşacak kimseniz yokmuş gibi hayal etmiş olabilirsiniz.

16 Haziran 2017 Cuma

Hayatının Bilançosu

Haziran 16, 2017
Hayatının Bilançosu

75 yıllık bir ömrün;

24 yılı uyuyarak geçiyor,

14 yılı çalışarak geçiyor,

6 yılı yemek yiyerek geçiyor,

4 yılı öğrenerek geçiyor,

3 yılı toplantılara katılarak geçiyor,

2 yılı bizi telefonda bizi arayanlara ‘’geri dönerek’’ geçiyor,

7 yılı kişisel bakımla upraşarak ve alışveriş yaparak geçiyor,

6 yılı yollarda ve bir şeyleri bekleyerek geçiyor,

6 yılı organize olmadığımız için bulamadığımız şeyleri aramakla, hayır diyemediğimiz  için yapmak zorunda kaldığımız gereksiz işlerle, boş konuşmalarla zamanı ziyan ederek geçiyor.

Televizyona veya alışverişe dalmak, telefonda sohbet etmek, birlikte olmaktan hoşlanmadığımız insnalara gerektiğinden fazla zaman ayırmak önemli zaman hırsızlarıdır.

Zaman yönetimi, kıt bir kaynak olan zamanın en verimli şekilde kullanılması demektir.

Ancak birçoğumuz bu kıt kaynağı nasıl değerlendireceğimizi bilemeden harcarız. Gerçekleştirmek istediğimiz amaçlara ve başarılara sandığımızdan çok daha az azaman var. Kıt paranı boşa harcar mıydın? Yoksa elinde olan parayı en isabetli şekilde kullanmak için önceliklerini mi belirlerdin?

Zamanı kullanma tarzı insnaın kendi denetimi altındadır. Hayatta başarıya ulaşmak için, zamanımız olduköça azdır. Zamanı verimli kullanmak, meşgul görünmek değil, zamamnı amaçlarımızı gerçekleştirmeye yöneklik faaliyetler yaparak değerlendirmektir.

Bir insanın zaman yönetimi konusundaki başarısının ölçüsünü düzenli olarak egzersize ve kitap okumaya zaman ayırıp ayırmadığından anlayabilirsin. Kendi sağlığına ve bireysel gelişimine zaman ayırmayan insanın hayatı nasıl kaliteli olabilir, verimliliği ne kadar yüksek olabilir?

Nil Gün

6 Haziran 2017 Salı

Alışkanlıkları Değiştirmek İçin

Haziran 06, 2017
Sonuçlardan memnun değilsen alışkanlıklarını değiştirmen gerekiyor. Kendine şu soruyu sor: Bugün yaptığım şeylerin aynısını yapmaya devam ederek, istediğim sonuçları elde edebilir miyim?



  Bizi engelleyen bir alışkanlığı bizi geliştiren bir alışkanlıkla değiştirmek için atılacak adımlar:

Değiştirmek istediğin alışkanlığın adını koy.(tanımla).

Bu alışkanlığı hangi durumlarda ve hangi davranış bağlantılarıyla sürdürdüğünün farkında ol. Düşünce ve inançlarına dikkat et. Bu düşünce ve inanç kalıpları seni istediğini söylediğin değişimden alıkoyabilir. Ne yaptığını, ne zaman yaptığını, neden yaptığını daha net bilirsen, sana zarar veren alışkanlıkları değiştirmen o kadar kolay olur.

Kazanmak İstediğin Yeni Alışkanlığı Dikkatle Tanımla

Her yeni alışkanlık için bir aksiyon planı geliştir. Kendine dürüst ol. Değişimi hayata geçirmek için gereken tüm bilgileri topla. Kendini yeni alışkanlığı uygularken imgele. Aksiyon planının gerçekçi olmasına özen göster ve uygulamaya HEMEN başla.

Yeni Davranışı Benimseyerek Uygulamaya Başla

Yakınındaki insanlara kazanmak istediğin yeni alışkanlıktan bahset. Kendine yeni alışkanlığını kazanacak bir rutin yarat. Çoğu insan yeni davranışı arada bir uygular, bazıları yeni davranışı çoğu zaman uygular, çok az insan yeni davranışı sürekli uygular. Yeni alışkanlıklar düzenli ve ısrarlı uygulamaların sonucu olarak kazanılır.

Seni eski davranışlarına döndürecek baştan çıkarıcı durumlarla sık sık karşılaşacaksın. Bu durumlarda prim vermeden kendini durdur.

Nereden Başlayacağını Tespit Et

Genel olarak insanların çoğu, güçlü yönlerine değil zayıf yönlerine odaklıdır. Oysa güçlü yönlerimizin değerini bilmemiz bize harikulade bir motivasyon kaynağıdır. Güçlü yönlerin neler? Kendindeki en güçlü beş özelliği tespit et.

Güçlü yönlerini hatırlamak sana kendini iyi hissettirir.

Sonra kendine 3 soru sor:

  1. Nerelerde gelişmelisin? Zayıf yönlerini, gelişme fırsatları olarak gör.

  2. Hayatının kalitesini arttırmak için gelişmeye ihtiyaç duyduğun hangi yönlerine öncelik vermen gerekiyor?

  3. Hangi zayıf yönlerini kolaylıkla kontrol edebilir ve değiştirebilirsin?

Birçok alışkanlığı aynı anda değiştirmeye çalışmak yerine hayatında en önemli etkiyi yapacak olandan başla. Şu andaki alışkanlıklarını bir günde kazanmadın. Her şeyi bir günde değiştirmeyi de beklemiyorsun herhalde.

Nil Gün

27 Mayıs 2017 Cumartesi

Hayata ve İnsanlara Güvenmek

Mayıs 27, 2017
Hayata ve İnsanlara Güvenmek

  1. Her şey değişir ve sona erer.

  2. İşler her zaman planlandığı gibi gitmeyebilir.

  3. Hayat daima adil değildir.

  4. Acı hayatın parçasıdır.

  5. İnsanlar hep sevecen ve sadık değildir.


Bu beş gerçek, hayatta klarşımıza çıkan zorluklar, ihanetler, plansızlıklar karşısındaki duruşumuzu belirlemede büyük rol oynuyor.



Her insanın, belirli bir oranda güvenme ihtiyacı vardır. Senin bana güvenme ihtiyacın beni güvenilir bir insan kılmaz. Ya da senin güvenenememe özelliğin beni güvenilmez bir insan haline getirmez.

‘’Ben ona çok güvenmiştim ama beni hayal kırıklığına uğrattı. ‘’ O, senin ona güvenmen için ne yaptı? Hangi koşullarda, ne yaptı da güvendin? Birçok güvenilmezlik ipuçları verdi de görmezden mi geldin? İhtiyacın doğrultusunda kendini mi kandırdın? Ya da ‘’Ben ona güvenirsem, güvendiğim için kendisinden utanır ve beni aldatmaz.’’  Mı dedin?

Eğer sen hayata dair gerçekleri yadsıyorsan, bunlarla barışamıyorsan, bunlarla barışamıyorsan, bunları kabullenemiyorsan, o zaman hayal kırıklığı kaçınılmaz oluyor.

Nil Gün

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Uzun ve Doyumlu Bir Yaşam İçin

Mayıs 01, 2017
Uzun Yaşamak İçin Öneriler

  Uzun ve doyumlu bir yaşam sürdürmek için yaşantımızdaki bazı alışkanlıklarımızı ve düşünce yapımızdaki olumsuzlukları ortadan kaldırmamız gerekir.

uzun_ve_mutlu-bir_yasam_icin

Aşağıdaki genellenmiş maddeleri hayatınıza uygulayabilmek için neler yapmanız gerektiği konusunda ufak bir liste hazırlayabilir, hayatınızı daha kaliteli bir hale getirebilirsiniz.

  1. Sakin bir insan olmak.

  2. Manevi yaşama önem vermek.

  3. Üzülme alışkanlığından vazgeçmek.

  4. Aylak aylak gezmeyip daima yapacak bir iş bulmak.

  5. Her şeyi ılımlı bir şekilde karşılamak.

  6. Az ve basit şeyler yemek.

  7. Yaşamdan daima zevk almak.

  8. Erken yatıp erken kalkmak.

  9. Üzüntü ve korkudan uzak durmak. Özellikle ölüm korkusnuzu akla bile getirmemek.

  10. Hep sakin olmak ve yaradana inanmak.


 

28 Mart 2017 Salı

Yaşama Dair Reçeteler

Mart 28, 2017
yasama_dair_receteler

  • Gün içindeki işlerinizi üçe ayırın ve buna göre organize olun. Her şeyi birden kendi başınıza halletmeniz mümkün değil:


-Yapılması gerekenler,

-Yapılırsa iyi olacak şeyler,

-Boş verilecek işler.

  • Aynı anda iki-üç işle birden uğraşmayın.

  • İşyerinizde gürültüden uzak durun. Evde dinlendirici müzikler dinleyin.

  • Geceleri yeterli uyumaya çalısın. (6-7 saat)

  • Arkadaşlarınızla kutlamalara, konserlere, maçlara giderek kendi mutlu saatinizi oluşturun, günlük monoton yaşamı renklendirin.

  • Sürekli gergin ve negatif insanlarla ilişkinizi sınırlayın.

  • Evcil hayvan alın.

  • Yaptığınız iyi işlerle gurur duyun.

  • Yeniliklere açık olun.

  • Kararlı olun. Gereksinimlerinizi, isteklerinizi, farklı görüşlerinizi yapıcı ve dürüst bir şekilde ifade edin.

  • Yakın çevrenizde sizi seven kişileri ihmal etmeyin.

  • Soru sormaktan ve yardım istemekten korkmayın.

  • İşe ya da randevularınıza giderken fazladan 15 dakika daha ayırın.

  • Güne başlarken nefes egzersizleri yapın.

  • Hayatın akışı zarfında esnek olun. İşler her zaman planlandığı gibi gitmeyebilir.


Doç. Dr. Ayşe Emre

5 Eylül 2016 Pazartesi

Benim Önceliklerim

Eylül 05, 2016
Asıl yapacak olan, asıl ayağa kalkacak olan, asıl kendi cennetini bu dünyada yaratacak olan sensin. Sen kalkmadığın sürece, sen sorumluluğu eline almadığın sürece kimse sana istediğin hayatı veremez.

Ölene kadar umudum da bitemez, hayallerim de sönemez.

tatli_kediKendini bulabilmek, keşfedebilmek, hayatını inşa edebilmek ve bunu gerçekten yüreğinin ışığında yapabilmek, hemen yarın sabah olacak şeyler değildir.

Kendimi yerden yere vurmak, kendimi ezmek, kendimi geri çekmek olabilecek en yanlış düşünce biçimlerinden birisidir. Yani kurban rolü oynamak kolay olandır. Bu bir kaçıştır. Her birimizin hayatında olumsuz koşulları elbette ki var. Şöyle düşünmemiz lazım: ben nerden başlayıp ufak ufak değişiklikler yapmaya başlayacağım? Kendimizi koşullara mahkum sayıp söylenerek hiçbir şeyi çözemeyiz. Birisi gelip sizi kurtaramaz. Birisi size yardım edemez. Siz ayağa kalkmadıkça. Ya kolay yolu seçeriz, ‘’hayatım bu’’ deriz, ya da bir yerden başlarız. Önce bunun kararını vermemiz lazım. Ben kurban olarak söylenip, bitkisel hayata devam mı edeceğim, yoksa bir yerden başlayıp,, hayatımı, hayalini kurduğum seviyeye mi getireceğim.

Hayatımdaki öncelikler neler?kahve_defter

İlk adımı atmak için bu soruyu kendimize soralım ve düşündüğümüz şeyleri maddeler halinde bir kağıda yazalım. Ben kendi lisemi hazırladım

-Ekonomik güvence

-Kariyer

-Yüksek standartlar

-Sağlıklı bir beden

-Her günü verimli biçimde yaşamak

-Çok çalışmak

-Kendini tanımak

-Kendini geliştirmek

-Bilgini artırmak.

Listemdeki her şeyi layıkıyla elde edebilmek, hayatımı daha güzel bir hale getirebilmek için bu saydığım maddelere vakit ayırmam gerekiyor. Bunlara giden yolda kendimi ilerletmem, uyanmam gerekiyor.

 

2 Eylül 2016 Cuma

Üzülme, ayağa kalk!

Eylül 02, 2016
İnsan, kaderini sevmeli. Aslında hayattaki mutsuzluğumuzun en temel nedenlerinden bir tanesi, bir türlü kabulleniş yaşayamamış olmamızdan gelir. Hayatta beklentilerimizi çok fazla yükseklere koyarsak, çıtayı çok yüksek tutarsak, hep en fazlasını hep en çoğunu istersek, hep en mükemmelini istersek mutsuz olmamız kaçınılmaz bir şey.

cay_fincani İnsanın biraz, sahip olduklarına bakabilmesi lazım. Bakış açımız, neyi gördüğümüzü belirler. Dolayısıyla mutsuzluğumuzu biz inşa ederiz.

Hayatımız boyunca bazı güzel şeyler yaşarız. Buna ‘Düzeltici Duygusal Deneyim’ diyoruz psikolojide. Güzel şeyler yaşadıkça, olumlu şeyler yaşadıkça geçmişin izleri bir bir silinir. Dolayısıyla insan ne kadar güzel şey yaşarsa, ne kadar çok şey başarırsa, geçmişin travmalarını, örselenmişliklerini o kadar siler.

ayrac-5

   Bir de şöyle bakmalıyız: hayat hep bir öğrenme yolculuğudur.


Ne kadar öğrenirsek o kadar olgunlaşırız, o kadar iyi bir insan oluruz. Aslında nevroz dediğimiz şey şudur: hayattan bir türlü öğrenememek. Bazı insanlar ısrarla aynı hataları tekrarlar. Bazen insanlar hep aynı yerde patinaj yaparlar.

Neden bazılarımız zorluklara mukavemet ediyoruz, bazılarımız hemen onun karşısında yeniliyoruz? Dibe vurmak, yeni bir başlangıcın sebebi de olabiliyor. Ama böyle bakılınca. Bizim toplumumuzda, kader kurbanı olma anlayışı çok fazla. İnsanlar bir süre sonra, acı triyakisi oluyorlar. Mesele, en temelde, değiştirilebilir şeylerle değiştirilemez şeyler arasındaki ayrımı iyi yapmak.

peri_koltuk İnsanlar kendi düşünceleriyle kendi etraflarına çitler örüyorlar. Hayatımızda bizi kötürüm halinde bırakan o kadar çok düşünce var ki. Bizler sık sık  kendi düşüncelerimizin mahkumu haline geliyoruz; o zindanda yaşamaya başlıyoruz. Biraz uzağa çekil, bak. Hayatımı ne için böyle rezil ediyorum, niçin sıkıntıya sokuyorum kendimi? Hayatımızda anlam üretebilmek, zorluklara direnebilmenin en önemli yöntemlerinden birisi.

Bir sıkıntı, bir talihsizlik yaşadım. Başıma kötü bir şey geldi. Bu benim başıma şu sebeple gelmiş olabilir, ve ben buradan, şu şekilde çıkabilirim. Bunu en iyi siz bileceksiniz. Diri durmak, insanın kendine güveni. Bu benden bir şey götürecek, ama yerine çok güzel  bir şey getirecek. Yani bizler, düştüğümüz yerden kalktığımız anda daha güçlü insanlar olarak kalkarız. Çünkü artık yumruğun nereden geldiğini biliyoruzdur.

O yüzden hayatımızda yaşadığımız sıkıntılar karşısında pes eden insanlar, çok yanlış bir şey yapıyorlar. O sıkıntılar karşısında pes etmezseniz, inancınızı korursanız, iyimserliğinizi korursanız, gayretinizi azminizi korursanız o sıkıntı size ikinci defa geldiğinde sizi o kadar yıpratamayacak.

20 Ağustos 2016 Cumartesi

Gerçek özgürlük, iyi hissetmek, kendi doğrularına göre yaşamak

Ağustos 20, 2016
iyi_hissetmek_mutluluk_kahveHayatımda benim, istediğimi yapabilme özgürlüğüm…

   Akşamüstü çıkıp kahvemi deniz kenarında içmekse benim aradığım şey, ve bunu yapamıyorsam eğer, ne kadar param olursa olsun bir anlamı olmaz.

Bana göre, evlenen kadınların çok büyük bir kesimi kısıtlanmaya ve sömürülmeye razı geliyor. ‘’Artık evliyim, istediğim gibi her yere gitmemeliyim’’ düşüncesiyle, özlediği ailesini ziyaret etmeyen kadınlar tanıyorum. Ve yine aynı kadınlar, kocasından habersiz uzaklara gidemeyen bu tutsaklar, ne kız ne de erkek arkadaşlarıyla bir yere çıkabiliyor. Yanında kocası olmadan yurt dışına çıkamıyor, hattaonu geçtim, canı sıkılınca tek başına kahve içmeye bile gitmiyor. Esas üzüldüğüm de, bu tutsaklığın yarısının erkekler,  yarısının da bu tür kadınlar tarafından şekillendirilmesi.

Özgürlüğünü koruyabilen ve herhangi bir erkeğe tutsak olmayan, çizgisini koruyan, kendi iplerni her zaman kendi ellerinde tutan kadın, güçlüdür. Hem evlilik hem de flört ilişkilerinde her iki taraf da özgürlüğünü korumalı, karşısındaki insanı hayatına, bir yere kadar dahil etmeli. Herkesin kırmızı çizgisi olmalı.

divider_pink
‘’Duyguların özgür olmasından önemlisi duygulardan özgür olmaktı. İnsanın duygularının denetimine girmesi değil, duygularını denetim altına alması gerekiyordu. ‘’ (Kendinizle Barışık olmak, Nevzat Tarhan, sf 86)

divider_pink

   Neden bizi mutsuz eden, bizi geren, hayatımızda bizi engellediğini hissettiğimiz, düşündüğümüz ilişkilere yer verelim ki hayatımızda. Hangi tür ilişki olursa olsun, her tür ilişki için bu geçerli.

Sizin, ayağa kalkma ve o kapıyı vurup çıkma lüksünüz var. Şunu diyebilmek önemlidir: Yaptığım seçimler yanlış olabilir.

Siz kendi hayatınızda olmak istediklerinizi hayata geçirin ve kimseye tutunmayın. İnsanların da size tutunmasını sağlamaya çalışmayın. Diğer insanlara endeksli bir hayatı yaşamaya devam ettiğim sürece, zaten mutlu olma şansım yok.

divider_pink
‘’Unutma! Kendi değerlerine göre yaşamazsan, başkalarının beklentilerine göre yaşarsın. O hayata da ‘Benim hayatım’ diyemezsin.’’ (Mutluluk kitabı, Nil Gün, sf 14)

divider_pink

   Eğer bir insan mutsuzsa, eğer sıkılıyorsa, eğer kabına sığamıyorsa artık, çok net bir şekilde bu şu demektir: hayatında bir şeyleri değiştirmen lazım. Sen cesaret edip değiştirmen gereken şeyleri değiştirmezsen, başka şeylerin peşinden koşarsın ama o boşluk yine dolmaz.

Başkalarına bağımlı olarak yaşarsan, kişiliğini kaybetmeye başlarsın. Önemli olan senin mutlu olman, iyi hissetmen ve sen gibi yaşaman. Günün sonunda mutsuz, umutsuz olmayı hak etmiyoruz. İstemediğimiz hayatları yaşamayı da hiçbirimiz hak etmiyoruz.