mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2017 Perşembe

Otomatik Düşünceleriniz Farkına Varmak

Aralık 07, 2017

  1. Duygularınızdaki değişimleri gözleyin
İlk adım, ne düşündüğünüzün farkına varmaktır. Genellikle düşüncelerinizden çok, duygularınızın farkında olduğunuz için, düşüncelerinizi yakalamanın en kolay yolu, duygularınızdaki değişmeleri ipucu gibi kullanmaktır. Kendinizi bir anda, biraz önce olduğunuzdan daha kederli, endişeli, üzgün ya da umutsuz hissederseniz, ya da ağlamak istediğinizi fark ederseniz, bu duygu değişimi sırasında, zihninizden neler geçtiğini yakalamaya çalışın ve bir yere kaydedin.

Birkaç gün içinde, duygularınızdaki değişimlere daha duyarlı olmaya başladığınızı ve o duyguları harekete geçiren düşünceleri fark edebildiğinizi göreceksiniz. Aynı düşüncelerin, zihninizden tekrar tekrar geçtiğini de anlayacaksınız. Bu durum ister depresyonda olalım, ister olmayalım, hepimiz için geçerlidir.

  1. Düşüncelerinizi sayın
Olumsuz otomatik düşüncelerin farkına varmanın bir başka yolu, onları saymaktır. Bunu, yanınızda her düşünceyi bir çetele tutarak kaydedeceğiniz küçük bir kart taşıyarak yapabilirsiniz. Bu yöntem, sadece olumsuz düşüncelerinizin farkına varmanıza yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda bu düşüncelerinizi kağıda döküp onlara uzaktan bakmanıza da yardımcı olur.

Düşüncelerinizi bu şekilde, dışarıdan gözlediğinizde, sizi etkileme ve üzme güçleri de azalacaktır.

Bu işlemin sonunda düşündüğünüzden de çok olumsuz düşünceniz olduğunu fark edeceksiniz. Paniğe kapılmayın. Bu yalnızca, sizin onları yakalama konusunda ustalaştığınızın bir göstergesidir. Bir süre sonra bunların sayısı azalacaktır.

Eğer kendinize, "Bu kadar çok olumsuz düşüncem varsa, mantıklı düşünemiyorum demektir. Herhalde yetersiz ve zayıf bir insanım." Diyorsanız, bu tür düşüncelerin de depresyon işareti olduğunu hemen hatırlayın. Bunlar sizin kişiliğinizi yansıtmaz. Grip olan birinin ateşi varsa, bunu, onun zayıflığının yetersizliğinin işareti olarak mı görürsünüz?

  1. Düşüncelerinizi yazın
Otomatik düşüncelerinizin, nasıl olup da sizi rahatsız eden duygulara yol açtığını fark etmek için bir başka yol da, bu düşünceler zihninizden geçer geçmez, onları kaydetmektir. Bazı çevresel nedenlerle bunu o anda kaydetmek mümkün olmayabilir. Bu durumda duygularınızın zihinsel bir kaydını tutup, fırsat bulduğunuzda kağıda dökün. Düşüncelerinizi yazarken aşağıdaki planı uygulayabilirsiniz:

 Hangi duyguları yaşadınız?

0-10 arası bir cetvelde değerlendirecek olursanız, yaşadığınız duygu ne kadar rahatsızlık vericiydi? Duygularınızın size ne kadar rahatsızlık yaşattığını kaydetmenizin bir yararı, sıkıntınızın derecesini ayırt etmenize yardımcı olmasıdır. Bu yöntemle ayrıca, sıkıntınızı azaltıp azaltamadığınızı da kontrol edebilirsiniz.

Söz konusu duygularınız oluştuğu sırada, içinde bulunduğunuz durumu da yazın.

Tam olarak ne yapıyorsunuz? Neler düşünüyordunuz? Birkaç sözcükle, ayrıntılara girmeden, bu durumu belirtin.

Daha sonra, o sırada içinizden geçen otomatik düşünceleri yazın. Bu düşünceleri hiç yorumlamadan, değiştirmeden, zihinnizden geçtiği gibi kaydedin. Düşünceleriniz zihninzden sözcükler biçiminde değil de, bir görüntü biçiminde de geçmiş olabilir. Örneğin, kendinizi evinizde yalnız başınıza, konuşacak kimseniz yokmuş gibi hayal etmiş olabilirsiniz.

23 Eylül 2017 Cumartesi

Mutluluğa Programlanmak

Eylül 23, 2017
Mutluluğa inanmayan bir insanın mutlu olması imkansızdır. O yüzden insanın kendini mutlu olacağına inandırması, şartlandırması ve programlaması gerekir. Örneğin, samimi ilişkiler kurmaktan kaçınanlar, evlenmeyi sevmeyen ve gülmeyi unutmuş trajik karakterli insanlar mutluluğa inanmazlar ve bu yüzden de mutlu olamazlar.



Aslında mutsuz insan, yanlış yöne bakan insandır. Bir insanın mutlu olabilmesi için her şeyden önce bakışlarını kendi içine çevirmesi gerekir. Her ne kadar dış şartlar mutlu olmamıza engelmiş gibi görünseler de, düşünen insan, mutluluğun bir "tavır meselesi" olduğunu anlamakta gecikmeyecektir.



Unutmamak gerekir ki, olumlu düşünceler beden kimyasını bile iyi yönde değiştirebilmektedir.

Epictetos, "Tanrı, bütün insanları mutlu olmaları için yaratmıştır, talihleri ters gidiyorsa kendi yanlışları yüzündendir" der.

Montaigne ise daha öğreticidir: "Çağımızda yüzlerce işçi, yüzlerce çiftçi gördüm ki üniversite rektörlerinden daha bilge ve daha mutluydular ve ben daha çok onlara benzemek isterdim."

 

Zülfikar Özkan

 

19 Haziran 2017 Pazartesi

Hayır! diyebilmek

Haziran 19, 2017
Hayır! Diyebilmek

Uzun, orta ve kısa vadeli hedefler ile öncelikleri belirliyor musun? Ulaşmak istediğin amaç ve hedefler için eylem plan yapıyor musun? Bunları gerçekleştirmek için yapılacaklar listesi hazırlıyor musun? Hayır diyebiliyor musun?



‘’Hayır’’ demeyi başaramazsak işlerin asla sonu gelemez. Planlar uygulanamaz. Oysa çevremizdekileri kırmadan onlara ‘’hayır’’ demenin bazı yolları var:

Karşındakine o anda yapıp yapamayacağını bildirebilirsin. ‘’Şu anda çok meşgulüm, bu konuya zaman ayırmam mümkün değil’’ diyebilirsin.

Hayır diyememek, ihtiyaç duyulmaya ihtiyaç duymaktan, onay ve sevgiyi kaybetme korkusundan, iyi insan olma imajını korumaya çalışmaktan ya da özgüven düşüklüğünden kaynaklanır. Bedeli ise sömürülmektir.

Nil Gün

16 Haziran 2017 Cuma

Hayatının Bilançosu

Haziran 16, 2017
Hayatının Bilançosu

75 yıllık bir ömrün;

24 yılı uyuyarak geçiyor,

14 yılı çalışarak geçiyor,

6 yılı yemek yiyerek geçiyor,

4 yılı öğrenerek geçiyor,

3 yılı toplantılara katılarak geçiyor,

2 yılı bizi telefonda bizi arayanlara ‘’geri dönerek’’ geçiyor,

7 yılı kişisel bakımla upraşarak ve alışveriş yaparak geçiyor,

6 yılı yollarda ve bir şeyleri bekleyerek geçiyor,

6 yılı organize olmadığımız için bulamadığımız şeyleri aramakla, hayır diyemediğimiz  için yapmak zorunda kaldığımız gereksiz işlerle, boş konuşmalarla zamanı ziyan ederek geçiyor.

Televizyona veya alışverişe dalmak, telefonda sohbet etmek, birlikte olmaktan hoşlanmadığımız insnalara gerektiğinden fazla zaman ayırmak önemli zaman hırsızlarıdır.

Zaman yönetimi, kıt bir kaynak olan zamanın en verimli şekilde kullanılması demektir.

Ancak birçoğumuz bu kıt kaynağı nasıl değerlendireceğimizi bilemeden harcarız. Gerçekleştirmek istediğimiz amaçlara ve başarılara sandığımızdan çok daha az azaman var. Kıt paranı boşa harcar mıydın? Yoksa elinde olan parayı en isabetli şekilde kullanmak için önceliklerini mi belirlerdin?

Zamanı kullanma tarzı insnaın kendi denetimi altındadır. Hayatta başarıya ulaşmak için, zamanımız olduköça azdır. Zamanı verimli kullanmak, meşgul görünmek değil, zamamnı amaçlarımızı gerçekleştirmeye yöneklik faaliyetler yaparak değerlendirmektir.

Bir insanın zaman yönetimi konusundaki başarısının ölçüsünü düzenli olarak egzersize ve kitap okumaya zaman ayırıp ayırmadığından anlayabilirsin. Kendi sağlığına ve bireysel gelişimine zaman ayırmayan insanın hayatı nasıl kaliteli olabilir, verimliliği ne kadar yüksek olabilir?

Nil Gün

6 Haziran 2017 Salı

Alışkanlıkları Değiştirmek İçin

Haziran 06, 2017
Sonuçlardan memnun değilsen alışkanlıklarını değiştirmen gerekiyor. Kendine şu soruyu sor: Bugün yaptığım şeylerin aynısını yapmaya devam ederek, istediğim sonuçları elde edebilir miyim?



  Bizi engelleyen bir alışkanlığı bizi geliştiren bir alışkanlıkla değiştirmek için atılacak adımlar:

Değiştirmek istediğin alışkanlığın adını koy.(tanımla).

Bu alışkanlığı hangi durumlarda ve hangi davranış bağlantılarıyla sürdürdüğünün farkında ol. Düşünce ve inançlarına dikkat et. Bu düşünce ve inanç kalıpları seni istediğini söylediğin değişimden alıkoyabilir. Ne yaptığını, ne zaman yaptığını, neden yaptığını daha net bilirsen, sana zarar veren alışkanlıkları değiştirmen o kadar kolay olur.

Kazanmak İstediğin Yeni Alışkanlığı Dikkatle Tanımla

Her yeni alışkanlık için bir aksiyon planı geliştir. Kendine dürüst ol. Değişimi hayata geçirmek için gereken tüm bilgileri topla. Kendini yeni alışkanlığı uygularken imgele. Aksiyon planının gerçekçi olmasına özen göster ve uygulamaya HEMEN başla.

Yeni Davranışı Benimseyerek Uygulamaya Başla

Yakınındaki insanlara kazanmak istediğin yeni alışkanlıktan bahset. Kendine yeni alışkanlığını kazanacak bir rutin yarat. Çoğu insan yeni davranışı arada bir uygular, bazıları yeni davranışı çoğu zaman uygular, çok az insan yeni davranışı sürekli uygular. Yeni alışkanlıklar düzenli ve ısrarlı uygulamaların sonucu olarak kazanılır.

Seni eski davranışlarına döndürecek baştan çıkarıcı durumlarla sık sık karşılaşacaksın. Bu durumlarda prim vermeden kendini durdur.

Nereden Başlayacağını Tespit Et

Genel olarak insanların çoğu, güçlü yönlerine değil zayıf yönlerine odaklıdır. Oysa güçlü yönlerimizin değerini bilmemiz bize harikulade bir motivasyon kaynağıdır. Güçlü yönlerin neler? Kendindeki en güçlü beş özelliği tespit et.

Güçlü yönlerini hatırlamak sana kendini iyi hissettirir.

Sonra kendine 3 soru sor:

  1. Nerelerde gelişmelisin? Zayıf yönlerini, gelişme fırsatları olarak gör.

  2. Hayatının kalitesini arttırmak için gelişmeye ihtiyaç duyduğun hangi yönlerine öncelik vermen gerekiyor?

  3. Hangi zayıf yönlerini kolaylıkla kontrol edebilir ve değiştirebilirsin?

Birçok alışkanlığı aynı anda değiştirmeye çalışmak yerine hayatında en önemli etkiyi yapacak olandan başla. Şu andaki alışkanlıklarını bir günde kazanmadın. Her şeyi bir günde değiştirmeyi de beklemiyorsun herhalde.

Nil Gün

27 Mayıs 2017 Cumartesi

Hayata ve İnsanlara Güvenmek

Mayıs 27, 2017
Hayata ve İnsanlara Güvenmek

  1. Her şey değişir ve sona erer.

  2. İşler her zaman planlandığı gibi gitmeyebilir.

  3. Hayat daima adil değildir.

  4. Acı hayatın parçasıdır.

  5. İnsanlar hep sevecen ve sadık değildir.


Bu beş gerçek, hayatta klarşımıza çıkan zorluklar, ihanetler, plansızlıklar karşısındaki duruşumuzu belirlemede büyük rol oynuyor.



Her insanın, belirli bir oranda güvenme ihtiyacı vardır. Senin bana güvenme ihtiyacın beni güvenilir bir insan kılmaz. Ya da senin güvenenememe özelliğin beni güvenilmez bir insan haline getirmez.

‘’Ben ona çok güvenmiştim ama beni hayal kırıklığına uğrattı. ‘’ O, senin ona güvenmen için ne yaptı? Hangi koşullarda, ne yaptı da güvendin? Birçok güvenilmezlik ipuçları verdi de görmezden mi geldin? İhtiyacın doğrultusunda kendini mi kandırdın? Ya da ‘’Ben ona güvenirsem, güvendiğim için kendisinden utanır ve beni aldatmaz.’’  Mı dedin?

Eğer sen hayata dair gerçekleri yadsıyorsan, bunlarla barışamıyorsan, bunlarla barışamıyorsan, bunları kabullenemiyorsan, o zaman hayal kırıklığı kaçınılmaz oluyor.

Nil Gün

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Uzun ve Doyumlu Bir Yaşam İçin

Mayıs 01, 2017
Uzun Yaşamak İçin Öneriler

  Uzun ve doyumlu bir yaşam sürdürmek için yaşantımızdaki bazı alışkanlıklarımızı ve düşünce yapımızdaki olumsuzlukları ortadan kaldırmamız gerekir.

uzun_ve_mutlu-bir_yasam_icin

Aşağıdaki genellenmiş maddeleri hayatınıza uygulayabilmek için neler yapmanız gerektiği konusunda ufak bir liste hazırlayabilir, hayatınızı daha kaliteli bir hale getirebilirsiniz.

  1. Sakin bir insan olmak.

  2. Manevi yaşama önem vermek.

  3. Üzülme alışkanlığından vazgeçmek.

  4. Aylak aylak gezmeyip daima yapacak bir iş bulmak.

  5. Her şeyi ılımlı bir şekilde karşılamak.

  6. Az ve basit şeyler yemek.

  7. Yaşamdan daima zevk almak.

  8. Erken yatıp erken kalkmak.

  9. Üzüntü ve korkudan uzak durmak. Özellikle ölüm korkusnuzu akla bile getirmemek.

  10. Hep sakin olmak ve yaradana inanmak.


 

22 Nisan 2017 Cumartesi

Kendi Değerini Biliyor musun?

Nisan 22, 2017
Kendi değerinizi bilmeniz, duygusal sağlığınızın temelidir ve bir kez moraliniz yüksek oldu mu öbür sorunlar kendiliğinden hallolur. Bir düşünün; kendinize değer verdiğiniz zaman kendi ihtiyaçlarınızın da önemli olduğunu düşüneceksiniz, yaşamınızda ters giden bir şey olduğunda bir çözüm arayacaksınız çünkü buna değeceğini düşüneceksiniz.

Patronunuz başa çıkamayacağınız kadar iş yüklerse, bunu ona söyleyerek reddedeceksiniz. Kendinize değer verince, sorunlarınızı öylece bırakmayacaksınız. Kendinize ve başkalarına saygı duyacaksınız. Kendiniz hakkında iyi düşüneceksiniz. Başarılarınız s,z, mutlu ederken, kendinizde eksik buldunuz yanları geliştirmeye çalışacaksınız.

Kendi değerinizi bilip bilmediğinizi görmek için aşağıdaki sorulara verdiğiniz yanıtları kontrol edin:

  • Birisi sizinle ilgilenmezken ve yalnızken kendiniz hakkında ne düşünürsünüz?

  • Kim olduğunuz sizi tatmin ediyor mu?

  • Kendi tarafınızda mısınız, yoksa kendinizin en kötü düşmanlarından biri misiniz?

  • Şu ana kadar yaşamınızla ilgili yaptıklarınıza baktığınız zaman mutlulukla mı doluyorsunuz, umutsuzlukla mı?


 

kendi_degerini_bilmek_icinMutluluğumuzun ciddi bir kısmı ; kendimizle ne kadar iyi geçindiğimizle, ihtiyaçlarımızın ne kadar farkında olduğumuzla ve içsel kaynaklarımızı ne kadar beceriyle kullandığımızla ilgilidir. Ancak en önemli soru yine de şudur: kendinizi herkes kadar değerli buluyor musunuz?

Kendimizi sevmemiz için pek çok neden olabilir. Bazılarımızın ötekilerden daha güvenli doğduğu doğruysa da, kendini sevmemek genellikle yaşamın ilk yıllarında kendini sevmeyenlerden öğrendiğimiz bir deneyimdir. Mutlu ve tatminkar insanlar durmadan başkalarını eleştirmezler. Bir an durun ve kendinize, ‘’başkalarından daha değersiz olduğumu nereden öğrendim?’’ diye sorun. Bir ebeyevn, bir akraba, öğretmen ya da eşten mi? Sizin hakkınızdaki değerlendirmelerin ne kadar güvenilir olduğunu bir düşünün. Bu insanlar ne kadar bütün, başarılı ya da mutluydu? Siz büyüdükten sonra onlar hakkında ne düşündünüz?

Kendimiz hakkındaki görüşümüzü çarpıtan yalnızca başkaları değildir. Bazen bir başarısızlığa uğrarız ve daha iyisini beceremediğimiz için kendimizi suçlarız. Kendimizi suçlamaya devam ettikçe kendi değerimizin farkında olma potansiyelini de azaltmış oluruz.

Vera Peiffer

15 Nisan 2017 Cumartesi

Olumlu Düşünerek Olumlu yaşamak

Nisan 15, 2017

Olumlu Düşünme Aracılığıyla Olumlu Yaşam


olumlu_dusunerek_olumlu_yasamanin_yollari_

Mutlu ve tatminkar bir yaşam için izlemeniz gerekenler:

  • Kendi iyiliğinizin sorumluluğunu üzerinize alın.

  • Yıpratıcı ilişkileri bitirin.

  • Kendinize karşı dürüst olmaya çabalayın.

  • Sağlığınıza özen gösterin.

  • Zihnininizin tüm potansiyelini kullanın.

  • Neyi neden yaptığınızın farkında olun.

  • Kendinize zaman ayırın.

  • Yaşamınıza anlam katacak bir şeyler yapın.


Başka bir deyişle, mutlu ve tatminkar bir yaşam sürmek için, gerçek potansiyelinizi kullanacağınız bir çevre yaratmanız. Gerekir.

Yaşam adil değildir ve yenien doğmaya inansanız da inanmasanız da, şu anda elinizde ne varsa onunla yetinmek zorundasınız. Başkalarını suçlayarak geçirdiğiniz her an, aslında, durumunuzu düzeltmek için yapmanız gerekenleri düşünerek geçirmeniz gereken zamandır.

Çevrenizdeki bazı insanlar size iyi gelmiyorsa, arkanızda bırakın, çünkü onlar sizin kendiniz olmanıza ya da mutlu olmanıza engel olurlar. Size fiziksel ya da maddi zararlar vermiş olanlar olabilir. Uygunsa ve değerse, adalete başvurun ve sonra da çekip gidin aksi takdirde size verilmiş olan zararın etkilerini sürdürürsünüz. Psikolojik bir zarar görmüşseniz iyi bir psikiyatra başvurarak geçmişi arkanızda bırakın ve çekip gidin.

28 Mart 2017 Salı

Yaşama Dair Reçeteler

Mart 28, 2017
yasama_dair_receteler

  • Gün içindeki işlerinizi üçe ayırın ve buna göre organize olun. Her şeyi birden kendi başınıza halletmeniz mümkün değil:


-Yapılması gerekenler,

-Yapılırsa iyi olacak şeyler,

-Boş verilecek işler.

  • Aynı anda iki-üç işle birden uğraşmayın.

  • İşyerinizde gürültüden uzak durun. Evde dinlendirici müzikler dinleyin.

  • Geceleri yeterli uyumaya çalısın. (6-7 saat)

  • Arkadaşlarınızla kutlamalara, konserlere, maçlara giderek kendi mutlu saatinizi oluşturun, günlük monoton yaşamı renklendirin.

  • Sürekli gergin ve negatif insanlarla ilişkinizi sınırlayın.

  • Evcil hayvan alın.

  • Yaptığınız iyi işlerle gurur duyun.

  • Yeniliklere açık olun.

  • Kararlı olun. Gereksinimlerinizi, isteklerinizi, farklı görüşlerinizi yapıcı ve dürüst bir şekilde ifade edin.

  • Yakın çevrenizde sizi seven kişileri ihmal etmeyin.

  • Soru sormaktan ve yardım istemekten korkmayın.

  • İşe ya da randevularınıza giderken fazladan 15 dakika daha ayırın.

  • Güne başlarken nefes egzersizleri yapın.

  • Hayatın akışı zarfında esnek olun. İşler her zaman planlandığı gibi gitmeyebilir.


Doç. Dr. Ayşe Emre

23 Mart 2017 Perşembe

Şuurlu Yaşama Yetisini Korumak İçin Öneriler

Mart 23, 2017
 Üzüldüğümüz, sıkıntı duyduğumuz zamanlarda en olumsuz senaryoyu seçer, değersizlik, yetersizlik, yalnızlık ve yabancılaşma temalı düşünceler üzerinden yorum yapmaya ve hareket etmeye başlarız. Başımıza gelenlerle uğraşacağımız yerde bu duygularla uğraşır ve enerjimizi tüketiriz

Beyin, üzerimize gelen bir arabaya da, üzücü anılara ve gelecekle ilgili endişelere de aynı tepkiyi verir. Her iki durumda da bedenin kasılmasını, gerilmesini, kaçmaya ya da mücadeleye hazır duruma gelmesini sağlar.

Daha sakin, şuurlu, huzur dolu, pozitif  bir yaşam sürdürmek için yapılabilecek bazı şeyler...

huzurlu_ve_suurlu_yasamak_icin_oneriler

Her sabah uyandığınızda yataktan kalkmadan önce ve her gece uyumadan önce beş kez derin derin nefes alıp verin. Karın ya da diyafram solunumu olarak bilinen bu teknik ile burundan derin nefes alınır, bu esnada ağız kapalı tutulur, nefes alırken karnın dışarıya doğru yöneldiğini görürsünüz. Nefes birkaç saniye tutulduktan sonra ağızdan yavaşça verilir.

Yeterli dinlenmeyi sağlamak ve zinde kalmak için günde en az 6-7 saat uyuyun. Gün içinde 20-30 dakikalık dinlenmeler faydalı olur, ancak bir saatten daha uzun uykular derin uykuya geçişe ve uyanıldığında da kötü hissedilmeye yol açacağından önerilmez.

Bir yerimiz ağrımadığı sürece bedenimize pek dikkat etmeyiz. Yatarken, otururken, ayaktayken ya da yürürken bedeninizin duruşuna dikkat edin. 

Bir şey yer ya da içerken birkaç saniyeliğine durup kokusunu, tadını, görüntüsünü fark edin.

Nasıl konuştuğunuza ve dinlediğinize bir bakın. Konuşurken sesinizdeki tonlamaları fark etmeye çalışın. Onaylama ya da hoşlanma kaygısı duymadan ya da sıra size geldiğinde ne söyleyeceğinize dair plan yapmadan karşınızdakini dinleyebiliyor musunuz?

Mümkün olduğunca işleri teker teker halletmeye çalışarak ya da daha fazla işle uğraşmaktan kaçının. Böylelikle temponuzu düşürerek yaşadığınız anı yavaşlatma fırsatını bulmuş olursunuz. Aynı anda iki ya da daha fazla işle uğraşmaktan kaçının. Böylece temponuzu düşürerek yaşadığınız anı yavaşlatma fırsatı bulmuş olursunuz.

Endişe etmemeyi başaramıyorsanız, her gün 20 dakikayı endişelerinize ayırın, gerekirse bunu iki kez deneyin. Ama bu süreler dışında kaygılarınızı aklınıza getirmemeye çalışın. 

Önemsiz gibi görünen, sürekli ertelediğiniz bir işi tamamlayın (çalışma masasını, mutfak dolabını temizleme ya da fotoğrafları duvara asma gibi). Bu şekilde küçük çapta da olsa bir fark yaratabileceğinizi, bir etkiniz olabileceğini tekrar hissetmeye başlarsınız. 

Değiştiremeyeceğiniz durumlar hakkında kaygılanmak yerine, hali hazırda yapabileceğiniz işler üzerinde yoğunlaşın. 

Doç. Dr. Ayşe Emre

3 Mart 2017 Cuma

Kendi Kendine Konuşmak

Mart 03, 2017
Hayatın ve olayların acımasızlığına karşı insanlar duvarla konuşarak beyin fizyolojilerini düzeltebilirler. Çünkü tekrarlanan düşünceler, beynin yüksek merkezleri kortekste etkinlik başlatır.

Kendi kendine konuşmayı otomatikleştirmek, stres azaltıcı bir teknik olarak işe yarar. Sorunlarla dalga geçmeyi başarabilenler, kendi kendilerine terapi yapmış olurlar.

Nevzat Tarhan, Mutluluk Psikolojisi kitabından...

kendi_kendine_konusmak.

Alıntılamış olduğum bu paragraftan da anlaşılacağı gibi, insanın kendiyle konuşması bir çeşit terapi biçimidir... Günlük yazmak gibi bir şeydir aslında. Sizlere bir tavsiye; her günün sonunda, gün içinde sizi mutlu eden 3 şeyi bulup yazın. Çok basit bir şey bile olsa yazın. Çünkü bu, her ne olursa olsun hayata daha olumlu bakmayı sağlıyor.

12 Eylül 2016 Pazartesi

Mutluluk Kitabı - Nil Gün

Eylül 12, 2016




Son günlerde evdeki yoğunluklardan dolayı sadece kahveyle ayakta durabiliyorum geceleri. Neyse ki sonunda yazma fırsatı bulabildim. :) Nil Gün'ün daha NLP Zihninizi Kullanma Kılvavuzu kitabını burada yorumlamıştım. Nil Gün'ün youtube'daki videolarını da ara sıra izliyorum. özellikle de eşi ile birlikte sunmuş olduğu Sorun Ne? programı bana çok şey katıyor.İzlediklerimi üst üste defalarca izliyorum ya da dinliyorum. 



[caption id="attachment_555" align="alignleft" width="201"]mutluluk-kitabi-nil-gun-kitap-yorumu Mutluluk bir seçimdir. Mutsuzluğunuz kadere, şanssızlığa ve talihsizliğe inancınız ölçüsündedir.[/caption]



Kitabın adı: Mutluluk Kitabı




Yazarı: Nil Gün




Yayınevi: Kuraldışı Yayınları




Sayfa Sayısı: 116


Nil Gün'ün Mutluluk Kitabı isimli ince eserini dün bitirdim. Hemen okunup bitirilebilecek, hiçbir kısmı sıkıcı olmayan, çok samimi bir dille yazılmış harika bir kişisel gelişim kitabı bu. Beklentilerimi karşıladı, ve yine birçok farkındalık ile kendimi zenginleştirebilmemi sağladı. Kişisel gelişime duyduğum ilgi ve merak daha çok arttı, bilgilerime de yeni şeyler eklemiş oldum.




   Mutlu olmaya, hayatımızı huzurlu bir şekilde sürdürebilmeye dair çok şey öğretiyor. ve bunları resmi, soğuk ve ciddi ya da samimiyetsiz bir şekilde iletmiyor. Tam tersine, sanki yazarın karşımdaymış ve kırk yıllık dost gibi sohbet ediyormuşuz gibi hissettim ben. Sohbet havasında yazılmış, sıcacık bir kişisel gelişim kitabı...

Altını çizecek birçok şey bulacağınıza eminim; öğrenilmesi gereken çok güzel düşüncelerle ve önerilerle dolu, defalarca okunması gereken bir kitap Mutluluk Kitabı. Şimdi alıntılara geçelim. Herkese iyi okumalar ve musmutlu günler diliyorum. :)


 divider_ribbon2

 Altını Çizdiklerim



Öğrenmeden geçirilecek zaman bana ziyan geliyordu. Öğrenmeyi; mümkün olduğu kadar çok öğrenmeyi kendime iş edinmiştim. Psikoloji, temel ilgi alanımdı. İnsanı çözersem, mutluluğun sırlarını da çözeceğime inanıyordum. (sf 9)




Duygusal ve zihinsel sağlığın için ihtiyaç duyduğun şey heyecan ve meraktır. Bildiğim bir şey varsa ölene kadar öğrenme açlığımın, yaşam heyecanımın ve merakımın süreceği. (sf 12)




Unutma! Kendi değerlerine göre yaşamazsan, başkalarının beklentilerine göre yaşarsın. O hayata da ''benim hayatım'' diyemezsin. (sf 14)




Kendini geliştirmek, baltanı bilemektir. Kendine zaman ayırıp, yaşamını objektif bir bakışla gözden geçirebilmektir. Zayıf bulduğun alanlarını güçlendirmek için çaba göstermektir. Bu, zihninin, ruhunun, karakterinin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur. (sf 58)




İnsan kendi çabalarıyla mutlu olur. Alçakgönüllülük, yeterli cesaret, kendini tüketmeyecek kadar vermek, yaptığın işi sevmek ve her şeyden önemlisi özgür ve temiz bir vicdan, mutluluğun malzemeleri. Mutluluk bir rüya değil, bu malzemelerle kesin bir gerçek. (sf 72)




Kendini sağlıklı, güçlü ve mutlu bir insan olarak programlayarak yaşamının kontrolünü kendi ellerine al. Olayların ve diğer kişilerin duygularını belirlemesine izin vermemek konusunda kendine söz ver. Zorluklarla karşılaştığında bunu en olumlu nasıl yorumlayacağına odaklan. Kendine sağlıklı, güçlü ve mutlu bir insan olduğunu hatırlat. her şey yolunda giderken mutlu olmayı bir budala da becerir. Yaşam ustası kişi, dikenler  arasındaki gülü görebilen, güle odaklanandır. (sf 88)



5 Eylül 2016 Pazartesi

Benim Önceliklerim

Eylül 05, 2016
Asıl yapacak olan, asıl ayağa kalkacak olan, asıl kendi cennetini bu dünyada yaratacak olan sensin. Sen kalkmadığın sürece, sen sorumluluğu eline almadığın sürece kimse sana istediğin hayatı veremez.

Ölene kadar umudum da bitemez, hayallerim de sönemez.

tatli_kediKendini bulabilmek, keşfedebilmek, hayatını inşa edebilmek ve bunu gerçekten yüreğinin ışığında yapabilmek, hemen yarın sabah olacak şeyler değildir.

Kendimi yerden yere vurmak, kendimi ezmek, kendimi geri çekmek olabilecek en yanlış düşünce biçimlerinden birisidir. Yani kurban rolü oynamak kolay olandır. Bu bir kaçıştır. Her birimizin hayatında olumsuz koşulları elbette ki var. Şöyle düşünmemiz lazım: ben nerden başlayıp ufak ufak değişiklikler yapmaya başlayacağım? Kendimizi koşullara mahkum sayıp söylenerek hiçbir şeyi çözemeyiz. Birisi gelip sizi kurtaramaz. Birisi size yardım edemez. Siz ayağa kalkmadıkça. Ya kolay yolu seçeriz, ‘’hayatım bu’’ deriz, ya da bir yerden başlarız. Önce bunun kararını vermemiz lazım. Ben kurban olarak söylenip, bitkisel hayata devam mı edeceğim, yoksa bir yerden başlayıp,, hayatımı, hayalini kurduğum seviyeye mi getireceğim.

Hayatımdaki öncelikler neler?kahve_defter

İlk adımı atmak için bu soruyu kendimize soralım ve düşündüğümüz şeyleri maddeler halinde bir kağıda yazalım. Ben kendi lisemi hazırladım

-Ekonomik güvence

-Kariyer

-Yüksek standartlar

-Sağlıklı bir beden

-Her günü verimli biçimde yaşamak

-Çok çalışmak

-Kendini tanımak

-Kendini geliştirmek

-Bilgini artırmak.

Listemdeki her şeyi layıkıyla elde edebilmek, hayatımı daha güzel bir hale getirebilmek için bu saydığım maddelere vakit ayırmam gerekiyor. Bunlara giden yolda kendimi ilerletmem, uyanmam gerekiyor.

 

24 Temmuz 2016 Pazar

Mutsuz Olmak Günahtır -Mustafa Çay

Temmuz 24, 2016
Kitabın Adı: Mutsuz Olmak Günahtır
Mutsuz Olmazk Günahtır
Yazarı: Mustafa Çay

Yayınevi: Çay Yayınları

Sayfa Sayısı: 406

Bana kişisel gelişimi sevdiren, mutlu olmayı gerçekten öğreten kitaplardan biri Mutsuz Olmak Günahtır. Elimden bırakamadım ve neredeyse bütün cümlelerin altını çizmek istedim. Bu kitabı keşfedip okuduğum için kendimi çok şanslı hissediyor ve şükrediyorum.

Kişisel gelişim kitaplarının sıkıcı ve birbirinin aynısı olduğu düşüncesine sahipseniz, Mutsuz Olmak Günahtır kitabını okuduğunuzda bu düşünceniz tamamen değişmiş olacak. Çünkü ilk sayfadan son sayfaya kadar hiç sıkmadan, esprilerle, benzetmelerle, mutlu olma alıştırmalarıyla, samimi bir şekilde yazılmış cümleleriyle bitmesini hiç istemeyeceğiniz bir kişisel gelişim kitabı okumuş olacaksınız.

Mutsuzluklarımızın ve moral bozukluklarımızın çok büyük kısmının ne kadar gereksiz olduğunu, gülümseyerek yaşamak varken boş yere nasıl da kendimizi harap ettiğimizi, mutluluğun bir yaşam biçimi olduğunu ve ne kadar gerçek ve ulaşılabilir olduğunu gösteriyor kitap; okurken her bir sayfada bunların farkına vardım. Çok olumsuz düşünen ve mutsuz bir insan değildim zaten. Ama buna rağmen sanki karanlıklar içindeymişim ve bu kitapta okuduklarımla yavaşça aydınlanıp ferah bir yaşama çıkıyormuşum gibi hissettim. Her şeye rağmen mutlu olmak, her şeye rağmen inancını yitirmeyip derin umutsuzluklara kapılmamak nedir, bunu öğretti kitap bana. Boş yere mutsuz olan insanlara çığlıklar atıp onları sarsmak, kendilerine getirmek istiyorum. Boşu boşuna hissedilen acılara saplanıp kalmanın, zaten sınırlı olan zamanımızı ne kadar kalitesiz hale getirdiğini fazlasıyla anladım. Neyse, daha fazla uzatmadan altını çizdiğim cümlelere geçiyorum, Mutsuz Olmak Günahtır kitabını mutlaka ama mutlaka okunması gerekenler listeme aldığımı söylememe bile gerek yok sanırım :) İyi okumalar...



---altını çizdiklerim---

Bunu görmek için uzaklara bakmanız gerekmez. Kendi yaşamınıza bir bakın. Hak ettiğiniz hayatı yaşıyor musunuz? Duygularınız size mi, yoksa bambaşka etkenlere mi bağlı? (sf 12)

Bu yüzyılda, duygularımız eğer bu kadar zayıfsa, küçücük bir olay bizi hemen yere serebiliyorsa, içindeki milyarlarca nöronu saydığımız beynimiz hakkında her şeyi biliyor ama kullanamıyorsak, gerçekten acınası bir durumdayız demektir. (sf 14)

Şu ana kadar neler yaşadığınızın, kim olduğunuzun ve nasıl bir karaktere sahip olduğunuzun bir önemi yok. Her kim olursak olalım, her an değişim fırsatı bizimle birliktedir. (sf 25)

Gerçekler değişebilir. Değişmesi en zor olan şeyler ise, zihnimizin içindeki gerçeklerdir. Ve sanıldığının aksine, hayatımızı dışımızdakiler değil, tamamen içimizdekiler şekillendirir. (sf 38)

Eğer biri gitmek istiyorsa, onu zorla tutmamalısınız. Bu kural duygularımız için de geçerlidir. Duygular bize kene gibi yapışmazlar. Aksine duygular saman alevi gibidir. Hızla etkisini kaybeder. Ama siz o alevin üzerine benzin dökerseniz, yangın hiç bitmeyecektir. (sf 77)

Olaylar ve duygular da tıpkı hamsi gibidir. Sıcağı sıcağına tadını alırız ya da vermemiz gereken tepkiyi sıcağı sıcağına veririz. Eğer olay yaşanıp bittikten sonra hala devam ettiriyorsak, o zaman kabak tadı vermeye başlar. (sf 94)

Bu dünyada en iyi anlaşacağınız insan, kendiniz olmalısınız. Eğer kendinizle mükemmel bir arkadaş olmayı, zihninizin içinden geçenleri denetleyebilmeyi başarırsanız, hayata gerçekleştiremeyeceğiniz çok az şey vardır diyebiliriz. (sf 135)

Hayatta karşımıza acılar çıkar. Üzülürüz, baş etmeye çalışırız, ağlarız ama bir şekilde biter. Hepimizin yere düştüğü, yaralandığı anlar vardır. Çok canımız acır, ağlarız, gerçekten de zor bir durumdur. Ama pansuman yapılır ve o yara kısa bir süre içinde kaybolur gider. (sf 150)

Özgürlük, bir kölenin hayali olduğuna göre, demek ki bizim de yaşamda hangi konularda köle olduğumuzu fark edip bu konularda özgürleşmemiz gerekecektir. (sf 236)

Büyük beyinler, büyük şeylerle uğraşır. Küçük beyinler ise, diğer küçük beyinlerden birkaç santim daha büyük görünmek için haklılık savaşı verirler. (sf 254)

Bütün acıların bir son kullanma tarihi vardır. (sf 262)

Ben insanın herhangi bir konuda güçsüz ve mutsuz olmasının kabul edilebilir bir yanı olduğuna inanmıyorum. Zayıf güçleneceksiniz. Her ne durumda olursanız olun, sizden çok daha kötü durumda olan ve yaşamlarını değiştiren milyonlarca insan var. (sf 265)

Eğer her şey yolundaysa, zaten her şey yolundadır. Ama bir şeyler ters gidiyorsa, bunda da mutlaka bir hayır vardır. (sf 278)

Kendinize daha yüksek standartlar belirleyin. Ne demek, ‘’Ben yenilmeye mahkum muyum?’’ Eğer yenildiysen kalkarsın ayağa ve tekrar denersin. (sf 283)

Diğerleri çocukça cahillikler yaparken ,sizn de onlar gibi olmanız gerekmiyor. Yetişkin ve olgun bir insana yakışan davranışlarda bulunun. (sf 295)

Kendinize, ‘’Bu gerçekten önemli mi?’’ diye sorduğunuz zaman o problemin pek de kafanıza takmaya değmeyecek bir şey olduğunu görmeye başlarsınız. (sf 297)

Değişim oyununun ilk hamlesi bulunduğunuz çevreyi değiştirmektir. Eğer sizi sınırlandıran bir çevrede bulunuyorsanız, zincirlerinizi kırmanız oldukça zordur. Ayaklarınızda zincirler varken yürüyemezsiniz. Bütün değişimler, bir vazgeçişten sona başlamıştır. Eğer olduğunuz yerden ayrılmayı göze alamıyorsanız, yeni yerler keşfedemezsiniz. Eğer değişim riskini göze alamıyorsanız, o zaman ‘’Benzeme Yasası’’ sizi bulunduğunuz ortamlara ve koşullara uyarlayacaktır. Herhangi bir şeye alışmak konusunda son derece başarılıyızdır. O yüzden değişme kararını bir an önce vermezseniz, kaçmak istediğiniz şeye kısa sürede benzemeye başlarsınız. (sf 330)

Bilmemiz gereken en önemli şey, hayatımızın kontrolünün bizim elimizde olmasıdır. Eğer kontrol elimizden çıkıp giderse, hayatımızı bizim dışımızda bazı güçler şekillendirmeye başlar. (334)

Doğru seçimler yapmak, hayatımızın kontrolünü ele almak demektir. Yanlış seçimlerde ise kontrol artık bizim elimizde değildir. (sf 335)