25 Temmuz 2016 Pazartesi

Kır Çiçeği Tepesi - Kimberley Freeman

Kitabın adı: Kır Çiçeği Tepesi

kir_cicegi_tepesi_kitap_yorumuYazarı: Kimberley Freeman

Çevirmen: Duygu Parsadan

Yayınevi: Arkadya yayınları

Sayfa sayısı: 540

Bestseller romanlara karşı birçok okuyucu önyargılı bakar; konularının basit, ve okumanın da zaman kaybı olduğunu düşünenler. Kır Çiçeği tepesi kesinlikle bu önyargıyı yıkacak nitelikte bir kitap. İnsanı derinden etkileyen, bazı yerlerde çok duygulandıran, bitirene kadar elimden bırakamadığım, harika bir romandı. 

Konusu şöyle. İki ana karakterimiz var: Beattie ve Emma. Yaklaşık 1 asır arayla yaşayan bu torun ve büyükkanenin hayat hikayelerini ayrı ayrı bölümler halinde okuyoruz.  Beattie, 20li yıllarda gençliğinin baharında olan bir kız. Aşık olduğu sevgilisi Henry'den hamile kalıyor. Henry aslında, pek sevmediği başka bir kadınla evli.

Beattie'nin evlilik dışı bebeğini  aldırma süresi  geçince mecburen ailesi öğreniyor. Ailesi eski zamanın bağnaz ve tutucu insanlarından oldukları için, Beattie'yi evde istemiyorlar. O da bebeğini doğurana kadar kalacağı, doğurduğu bebeği de bir aileye evlatlık vereceği bir kurumda kalmaya başlıyor. Fakat Henry onu buluyor ve birlikte Londra'ya kaçmak istiyor. Karısını terk etmişve aşık olduğu kadınla yeni bir hayat kurmak istiyor. Fakat işler Beattie'nin umduğu gibi gitmiyor...

divider_ribbon2

Diğer ana karakterimiz de Emma. Ünlü bir balerin, ama ayağını sakatladığı için bir daha bale yapamayacak. Bu durumdan dolayı çok umutsuzuğa düşüp hayat enerjisini yitiren Emma, ailesinin yaşadığı Avustralya'ya gidiyor. Ölen büyükannesinin ona bıraktığı çiftlik ve eski evle ilgilenerek oyalanıp acısını unutacağını düşünüyor. Büyükannesi Beattie bu eve mektuplarını, fotoğraflarını, hayatına dair her şeyi kutulayarak saklamış. Emma bu evi temizlerken, büyükannesiyle ilgili çok şaşırtıcı gerçekler ve sırlar keşfediyor.

Konu, bu çerçevede ilerliyor ve kesinlikle bitirene kadar elimizden kir_cicegi_tepesi_kimberley_freemanzor bırakıyoruz. Bir kadının çekebileceği acıları, zorluklara ve dayatmalara rağmen nasıl umuduğu koruyabildiğini görüyoruz ve karakterlerin yaşadıkları tüm duyguları kendi içimizde hissediyoruz. Fakat gözlemlerime şunu da eklemeliyim ki Beattie karakteriyle ilgili çıkardığım şey, yaşadığı birçok olumsuzluğun sebebinin duygulrını kontrol edememesi ve duyguları ile karar vermesi olduğuydu....

Yani bu sürükleyici kitaptan çıkarılacak birçok ders var. karakterlerin hayat tecrübelerini kendiniz yaşamışçasına hissedeceksiniz.

ayrac2
Altını Çizdiklerim

Dünyada iki çeşit kadın vardır, Beattie: Bir şeyler yapanlar ve kendisine bir şeyler yapılanlar. Sen ilki olmayı dene. (sf 45)

Bir kitabı bir kez okudun mu, sen ve o bir ömür boyu birbirinize ait olursunuz. (sf 76)

…Şimdiyse sahip olduğum tek şey gözyaşlarımdı ve onlardan son derece sıkılmıştım. (sf 86)

‘’Lucy,’’ dedi Beattie, ‘’üzgünüm tatlım, ama buradan çıkıp yürümeye devam etmek zorundayız.’’

‘’Neden?’’

‘’Çünkü işler sarpa sardığında,  güçlü insanlar yollarına devam ederler.’’ (sf 141)

Gözyaşları hiçbir zaman bizden izin almaz. (sf 278)

Yaşlı insanlar hakkında yapabileceğimiz en büyük yanlış, bir zamanlar onların da genç olduğunu unutmaktı. (sf 421)