Deniz Feneri koyu - Kimberley Freeman


Kimberley Freeman'ın Kır Çiçeği Tepesi kitabını daha önce okumuş ve burada yorumlamıştım. Beni çok etkileyen ve beklediğimden çok daha mükemmel ve zengin bir kitaptı. Deniz Feneri Koyu için de aynı şeyleri düşünüyorum. 


   Bu kitapta da yine günümüzde yaşayan bir kadın ve geçmişte yaşamış olan bir kadın arasındaki bağlantıları, olayları okuyoruz. 


Kitabın Adı: Deniz Feneri koyu_deniz_feneri_koyu_kitap_yorumu


Yazarı: Kimberley Freeman


Çevirmen: Duygu Parsadan


Yayınevi: Arkadya Yayınları


Sayfa Sayısı: 488


   Ana karakterlerimizden biri, 1901 yılında mutsuz bir evlillik yapmış olan İsabella Winterbourne. Diğeri de, uzun süredir birlikte olduğu evli bir adamın ölümüyle sarsılan ve yeni başlangıçlar yapmak isteyen Libby.


   İsabella, çok zengin olan Winterbourne ailesi üyelerinden olan Arthur Winterbourne ile evleniyor. Fakat yeni doğmuş bebeğini kaybedince, Arthur ile sorunlar yaşamaya başlıyor. Arthur, Isabella'nın bir türlü atlatamadığı acısını ve hislerini hiçbir zaman anlamıyor çünkü.


   Bir gün Isabella, kocası ile birlikte Avustralya parlamentosuna teslim edilecek çok değerli bir asayı götürmek üzere, uzun sürecek bir gemi yolculuğuna çıkıyor. Kötü hava koşulları yüzünden gemi batıyor ama Isabella kurtuluyor. Isabella, içinde o değerli asanın bulunduğu, kıyıya vuran sandığı da kendisiyle birlikte sürükleyerek günlerce ıssız adada yürüyor. Ölmek üzere olmasına rağmen umudunu kaybetmiyor. Sonunda bir deniz fenerine rastlayınca, bekçiden yardım istiyor. Yorgun bedenini ve ruhunu dinlendirmek için bir süre fenerde kalıyor. Deniz feneri bekçisi çok iyi davranıyor Isabella'ya.


   Yeni bir hayata başlamayı istese de Isabella yepyeni sorunlarla, acılarla başa çıkmak ve Winterbpurne ailesiyle tekrar yüzleşmek zorunda kalıyor.

   Ve diğer ana karakterimiz, günümüzde yaşayan Libby. Yaşlı sevgilisi ölünce Libby, Paris'ten ayrılıp büyüdüğü kasabaya, Deniz Feneri Koyu'na geliyor. Ölen sevgilisinin onun için satın almış olduğu fener evinde kalmaya başlıyor. Burada, 1 asır önce batmış olan bir gemi hakkında araştırma yapmasını gerektirecek işleri çıkıyor. Bu yolla, 1 asır önce orada etkileyici bir hayat yaşamış olan Isabella'yla ilgili de bazı ilginç şeyler keşfediyor. Libby bir yandan gemi le ilgili araştırmalar yaparken ve sevgilisinin ölümünün acısını dindirmeye çalışırken diğer yandan da hep o kasabada yaşamış olan kız kardeşi ile arasındaki sorunlarla uğraşıyor.


kitap


  Farklı yüzyıllarda yaşamış bu iki kadının hikayeleri beni yine derinden etkiledi, hiç anlamadan bir baktım ki kitap bitmiş. Bir çırpıda okunan, elinizden düşüremeyeceğiniz bir kitap Deniz Feneri Koyu. Gerçekten çok heyecanlı bir kurgu ve olay zincirine sahip.  Kesinlikle tavsiye ediyor, yorumlarınızı da buraya bekliyorum. :) İyi okumalar...


kitap


Altını Çizdiklerim


Kendi kendine üzülmeyeceğini, her sabah güneş doğup gökyüzü aydınlandığı sürece üzülmenin anlamsız olduğunu söylemişti. (sf 331)


Çok fazla şey istiyordu. ve çok şey isteyenler, çoğu zaman her şeyi riske atacak kadar aptalca davranırdı. (sf 372)

Yorumlar